Süper Final

Söze Galatasaray futbol takımını şampiyonluk başarılarından ötürü kutlayarak başlamak sanırım doğru olur. 40 haftalık zorlu bir maratonun sonunda belirgin bir avantaj kaybetmiş olsalarda son maçta istedikleri bir skor ile (0-0) 2011 – 2012 Süper Lig Şampiyonu oldular. Kendilerini başarılarından ötürü tebrik ederim. Fenerbahçe takımını da ayrıca tebrik etmek gerekli, çok stresli ve baskı altında, sahadışı sorunlarla da mücadele ettikleri bir sezonda büyük özveriyle şampiyonluk yarışını son maça kadar taşımayı başardılar. Lige kattıkları değer ve heyecandan ötürü Fenerbahçe’yi de tebrik etmek yerinde olacaktır.

Tebrik kısmını gerimiz de bırakırsak Fenerbahçe – Galatasaray derbisi, ya da Süper Final son maçı, aslında çok güzel başlamıştı. İlk 45 dakika boyunca her iki tarafında oyuncuları soğukkanlı ve maçın stresini kaldırabilir düzeyde oynarken, ikinci 45 dakikada kızılca kıyamet koptu. Amacım maçın özetini yazmak olmadığı için maç içinde olan olayları geçiyorum. Benim yazmak istediğim konu ne oldu da Fenerbahçe taraftarı kaybedilen bir şampiyonluk sonrası polise saldırma gereği duydu? Hem de kendi takımının stad koltuklarıyla… Fenerbahçe ilk kez şampiyonluğu kaybetmiyor. İlk defa Galatasaray’la berabere kalmıyor. Yani olan olayları futbol ya da herhangi bir spor müsabakasının neticesine bağlamak pekte mümkün görünmüyor. Maç sonrasında olan olaylar ciddi anlamda Süper Final’e yakışmayacak nitelikteydi. İşin aslı bu tür olaylar herhangi bir spor müsabakasının sonuna yakışan şeyler değil. Bir takımı destekleyebilirsiniz, taraftarlık yaparak 12. adam görevini üstlenebilirsiniz ama takım istediğiniz sonucu alamadığı için ortalığı yakıp yıkmak bana göre sadece barbarlık ve holiganlık.

Fenerbahçe kulüb olarak anlının akıyla çıkabileceği bir sınav olan Şampiyonluk kutlamalarından sınıfta kalmıştır. Sebebini bilmek çok mümkün görünmemekle birlikte maç sonrası taraftar tepkisinin büyük bölümü başka hiç bir alanda sesi çıkmayan sesi gibi adete. Ordunun yarısı belki daha fazlası hapiste, gazeteciler yine yargılanıyorlar ve hapisteler, medyanın yanlı olduğunu artık herkes biliyor ve söylüyor ama sesini yükseltebilen yok, sınır komşusu ülkelerle gerginlikler bitmek bilmiyor, suçsuz olduğu TFF tarafından kabul edilen Aziz Yıldırım halen hapiste, insanların memnuniyetsizliklerini göstermek için kullandıkları protestolar büyük ölçüde engelleniyor gibi bir sürü olay olurken tüm Türkiye’nin Fenerbahçe mi yoksa Galatasaray mı şampiyon olacak sorusuna kilitlenmesi bence birazdan fazla tuhaf. Demem o ki aslında başka herhangi bir alanda tepki ortaya koyamayan toplululuklar spor müsabakalarını deşarj amaçlı olarak kullanıyorlar. Önemli olan spor değil. İnsanlar, hayatlarında kötü giden hemen herşeyi tuttukları takımın başarısı ile unutabiliyor ya da başarısızlığı ile dibe vurabiliyorlar. Bu anlamda Fenerbahçe resmin sadece küçük bir kısmıdır. Vücuda gelen hadiseler çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu ancak sorunlarımızla yüzleşmediğimizi göstermektedir.

Fenerbahçe Kulübü, sportif bir şov olan ligin final şovunu lekelemiştir. Şampiyonluk kutlamaları adı üzerinde kutlamadır ve her yıl 18 takımın uğrunda yarıştığı hedefe içlerinden sadece birinin ulaşmasıdır. Fenerbahçe Türk tarihinin ve Türkiye Ligi’nin bir büyük takımı olduğunu iddia edebiliyorsa, ki öyledir gerek yerel gerekse uluslararası kupalarda gösterdiği başarılar ve taraftar kitlesinin büyüklüğü ile Türkiye Futbolu ve Türkiye Ligi için önemini kanıtlamıştır, şampiyonluk kutlamalarının gerektiği gibi yapılabilmesi için gerekli işlemleri yapabilecek kapasitede olmasını gerektirmektedir. Kupa takdim seramonisini bir krize çevirmek yerine gerekli protokolü futbolun ve sporun bütün güzellikleriyle anmak mümkün olabilirdi. Stadın elektiriklerini kapatarak, Galatasaray’ın Kupa kaldırma törenini baltalaması en çok Fenerbahçe’ye zarar verecek türden bir davranıştır.

Bu akşam sonuçlanan Süper finalin gerçekleriyle bir parça oynayarak mevcut tepkinin abartısını bir parça daha anlatmayı istiyorum. Fenerbahçe, Galatasaray ile rolleri değişmiş olsa yani Galatasaray sadece kazanarak şampiyon olabilecek olsa ve Fenerbahçe’yi bugünkü maçta yense sizce taraftarın tepkisi mevcut duruma göre nasıl değişirdi? Başka bir senaryo, Galatasaray bu akşam Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan sonra golü bulsa ve galip gelse taraftar tepkisi ne olurdu? Bu sezon uygulanan rakip takım taraftarını stada almama kararı alımmamış olsaydı çıkan olayların boyutu mevcut durumda ya da senaryoların herhangi biri uygulandığında ne olurdu?Sorular ve senaryolar daha geliştirilip değiştirilebilir ancak eğer ölçü alınan tepki bu akşam Fenerbahçe taraftarının tepkisi olarak alınırsa yukarıdaki sernaryoların hiçbirisinde daha iyi bir sonuç görünmüyor.

Sonuç olarak Süper Final hiçte söylendiği gibi Süper bir Final olamadı. Gönül isterdi ki Fenerbahçe tarafları Galatasaray’ı sahasında alkışlayarak kupasını versin. İki takım arasındaki ebedi dostluk kazanmış olsun. Gönül ister ki bu akşam ki maç sonrası olaylardan gerekli ders çıkartılmış olsun ve önümüzdeki sezonlarda hiç bir ikili takım ve taraftarı benzer hataları tekrarlamasın. Gönül isterdi ki; 12 Mayıs 2012’de kaybeden holiganlık, kazanan spor ve dostluk olsun. Olsun umarım bundan sonra kazanan spor olur.

Bu yazı Kurgu & Deneme içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın